basit ingilizce cümleler nelerdir
Ladybug İngilizce Dersleri

Basit İngilizce Cümleler 100 Örnek Detaylı Konu Anlatımı

Basit İngilizce cümleler günlük konuşmaların temelini oluşturur. Bu cümleler ile iletişimin ilk adımı atılır ve sohbet bunun üzerine kurulur. Günlük yaşamda kişinin ihtiyaç duyduğu cümle kalıbı sayısı zannedildiği kadar çok değildir. Birkaç günlük bir çalışma ile bir dildeki basit cümleler ezberlenerek diyaloglar kurulabilir.

Bu yazımızda 100 basit İngilizce cümleye ve Türkçe çevirisine yer vereceğiz. Bu cümleler günlük yaşamda en sık kullanılan ifadelerden seçilmiştir. Ancak öncesinde olumlu, olumsuz ve soru cümlelerin nasıl kurulduğu hakkında genel bilgiler vermenin faydalı olacağı kanaatindeyiz.

 

İngilizce Basit cümleler Nasıl Kurulur?

Basit İngilizce cümleler kurmak, temel yapıların doğru şekilde kullanılmasına dayanır. Basit İngilizce cümleler genellikle özne (subject) + fiil (verb) + nesne (object) sıralamasıyla kurulur. Bu yapı, dilde en yaygın kullanılan formüllerden biridir.

 

İngilizce Basit Cümlelerin Yapısı

 

Özne (Subject): Cümlede eylemi yapan kişiyi ya da şeyi belirtir. Örnek: I (ben), he (o), they (onlar).

 

Fiil (Verb): Eylemi veya durumu belirtir. Örnek: eat (yemek), play (oynamak), like (sevmek).

 

Nesne (Object): Eylemin yöneldiği kişiyi ya da şeyi belirtir. Örnek: a book (bir kitap), pizza (pizza), music (müzik).

 

Basit İngilizce cümleler olumlu (affirmative), olumsuz (negative) ve soru (interrogative) cümleleri olarak üç ana başlık altında inceleyebiliriz. Her bir başlık için örnekler vereceğim.

 

Olumlu Cümleler

Olumlu cümlelerde, özne eylemi gerçekleştirir. Yapı şu şekildedir:

 

Formül: Özne + Fiil + Nesne

(Subject + Verb + Object)

 

Örnekler

 

I like ice cream.

Ben dondurma severim.

 

She goes to school every day.

O her gün okula gider.

 

They play football in the park.

Onlar parkta futbol oynarlar.

 

We cook dinner together.

Biz birlikte akşam yemeği yaparız.

 

He reads a book every night.

O her gece kitap okur.

 

The cat sleeps on the couch.

Kedi kanepede uyur.

 

You drive to work every morning.

Sen her sabah işe arabayla gidersin.

 

The sun rises in the east.

Güneş doğudan doğar.

 

They watch TV after dinner.

Onlar akşam yemeğinden sonra televizyon izlerler.

 

We travel to different cities.

Biz farklı şehirlere seyahat ederiz.

 

Olumsuz Cümleler

Olumsuz cümlelerde eylemin yapılmadığını belirtiriz. Yardımcı fiil kullanarak cümle olumsuz hale getirilir.

 

Formül: Özne + Yardımcı Fiil (do/does) + not + Fiil + Nesne

(Subject + Auxiliary Verb (do/does) + not + Verb + Object)

 

Örnekler

 

I do not like ice cream.

Ben dondurma sevmem.

 

She does not go to school every day.

O her gün okula gitmez.

 

They do not play football in the park.

Onlar parkta futbol oynamazlar.

 

We do not cook dinner together.

Biz birlikte akşam yemeği yapmayız.

 

He does not read a book every night.

O her gece kitap okumaz.

 

The cat does not sleep on the couch.

Kedi kanepede uyumaz.

 

You do not drive to work every morning.

Sen her sabah işe arabayla gitmezsin.

 

The sun does not rise in the west.

Güneş batıdan doğmaz.

 

They do not watch TV after dinner.

Onlar akşam yemeğinden sonra televizyon izlemezler.

 

We do not travel to different cities.

Biz farklı şehirlere seyahat etmeyiz.

Ladybug English Dil Edinim Seti 15 Kitap

 

İngilizce soru cümlesi nasıl kurulur?

Soru cümlelerinde yardımcı fiil başa getirilir. Soruyu oluştururken “do” veya “does” kullanılır.

 

Formül: Yardımcı Fiil (do/does) + Özne + Fiil + Nesne?

 

Örnekler

 

Do you like ice cream?

Sen dondurma sever misin?

 

Does she go to school every day?

O her gün okula gider mi?

 

Do they play football in the park?

Onlar parkta futbol oynarlar mı?

 

Do we cook dinner together?

Biz birlikte akşam yemeği yapar mıyız?

 

Does he read a book every night?

O her gece kitap okur mu?

 

Does the cat sleep on the couch?

Kedi kanepede uyur mu?

 

Do you drive to work every morning?

Sen her sabah işe arabayla gider misin?

 

Does the sun rise in the east?

Güneş doğudan doğar mı?

 

Do they watch TV after dinner?

Onlar akşam yemeğinden sonra televizyon izler mi?

 

Do we travel to different cities?

Biz farklı şehirlere seyahat eder miyiz?

 

En Sık Kullanılan İngilizce Cümleler (100 örnek cümle)

 

Hello!

Merhaba!

 

How are you?

Nasılsın?

 

I’m fine, thank you.

İyiyim, teşekkür ederim.

 

What’s your name?

Adın ne?

 

My name is John.

Benim adım John.

 

Nice to meet you.

Tanıştığımıza memnun oldum.

 

Where are you from?

Nerelisin?

 

I’m from Turkey.

Türkiye’denim.

 

How old are you?

Kaç yaşındasın?

 

I’m 25 years old.

25 yaşındayım.

 

Do you speak English?

İngilizce konuşuyor musun?

 

Yes, I do.

Evet, konuşuyorum.

 

No, I don’t.

Hayır, konuşmuyorum.

 

What do you do?

Ne iş yapıyorsun?

 

I’m a teacher.

Ben öğretmenim.

 

Where do you live?

Nerede yaşıyorsun?

 

I live in Istanbul.

İstanbul’da yaşıyorum.

 

What time is it?

Saat kaç?

 

It’s 3 o’clock.

Saat 3.

 

Can you help me?

Bana yardım edebilir misin?

 

Yes, of course.

Evet, tabii ki.

 

I don’t understand.

Anlamıyorum.

 

Can you repeat that, please?

Lütfen bunu tekrar eder misiniz?

 

I’m sorry.

Üzgünüm.

 

Excuse me.

Affedersiniz.

 

What’s this?

Bu nedir?

 

It’s a pen.

Bu bir kalemdir.

 

How much is this?

Bu ne kadar?

 

It’s 10 dollars.

10 dolar.

 

Where is the bathroom?

Tuvalet nerede?

 

Go straight and turn left.

Düz gidin ve sola dönün.

 

What’s your favorite color?

En sevdiğin renk nedir?

 

My favorite color is blue.

En sevdiğim renk mavi.

 

Do you like pizza?

Pizza sever misin?

 

Yes, I do.

Evet, severim.

 

No, I don’t.

Hayır, sevmem.

 

What are you doing?

Ne yapıyorsun?

 

I’m reading a book.

Kitap okuyorum.

 

What’s your hobby?

Hobin nedir?

 

I like playing football.

Futbol oynamayı severim.

 

Do you have any brothers or sisters?

Kardeşin var mı?

 

Yes, I have two brothers.

Evet, iki erkek kardeşim var.

 

No, I’m an only child.

Hayır, tek çocuğum.

 

What’s the weather like?

Hava nasıl?

 

It’s sunny.

Hava güneşli.

 

It’s raining.

Yağmur yağıyor.

 

What time do you get up?

Saat kaçta kalkıyorsun?

 

I get up at 7 o’clock.

Saat 7’de kalkarım.

 

Do you like coffee?

Kahve sever misin?

 

Yes, I love coffee.

Evet, kahveyi severim.

 

No, I prefer tea.

Hayır, çayı tercih ederim.

 

Where do you work?

Nerede çalışıyorsun?

 

I work at a school.

Bir okulda çalışıyorum.

 

Do you have a pet?

Evcil hayvanın var mı?

 

Yes, I have a cat.

Evet, bir kedim var.

 

No, I don’t have a pet.

Hayır, evcil hayvanım yok.

 

What’s your phone number?

Telefon numaran nedir?

 

It’s 555-1234.

555-1234.

 

Can I have the bill, please?

Hesabı alabilir miyim, lütfen?

 

How was your day?

Günün nasıl geçti?

 

It was great.

Harikaydı.

 

It was okay.

Fena değildi.

 

Where did you go?

Nereye gittin?

 

I went to the park.

Parka gittim.

 

What’s your plan for today?

Bugün için planın nedir?

 

I’m going to visit a friend.

Bir arkadaşımı ziyaret edeceğim.

 

Are you hungry?

Aç mısın?

 

Yes, I am.

Evet, açım.

 

No, I’m not.

Hayır, değilim.

 

Do you want to go out?

Dışarı çıkmak ister misin?

 

Sure, let’s go!

Tabii, hadi gidelim!

 

What time does the movie start?

Film ne zaman başlıyor?

 

It starts at 8 p.m.

Akşam 8’de başlıyor.

 

What’s your favorite food?

En sevdiğin yemek nedir?

 

I love pizza.

Pizzayı severim.

 

Do you exercise regularly?

Düzenli olarak egzersiz yapar mısın?

 

Yes, I do.

Evet, yaparım.

 

No, I don’t.

Hayır, yapmam.

 

What do you like to do in your free time?

Boş zamanlarında ne yapmayı seversin?

 

I like watching movies.

Film izlemeyi severim.

 

What are you going to do tomorrow?

Yarın ne yapacaksın?

 

I’m going shopping.

Alışverişe gideceğim.

 

Where is the nearest bus stop?

En yakın otobüs durağı nerede?

 

It’s around the corner.

Köşeyi dönünce.

 

Can I borrow your pen?

Kalemini ödünç alabilir miyim?

 

Of course, here you go.

Tabii, buyur.

 

Do you have a minute?

Bir dakikan var mı?

 

Yes, what’s up?

Evet, ne oldu?

 

I’m tired.

Yorgunum.

 

I’m happy.

Mutluyum.

 

I’m busy right now.

Şu anda meşgulüm.

 

Can I ask you a question?

Sana bir soru sorabilir miyim?

 

Where are we meeting?

Nerede buluşuyoruz?

 

We’re meeting at the café.

Kafede buluşuyoruz.

 

How do you spell your name?

Adını nasıl heceliyorsun?

 

It’s spelled J-O-H-N.

J-O-H-N olarak heceleniyor.

 

Can I sit here?

Buraya oturabilir miyim?

 

Sure, go ahead.

Tabii, otur lütfen.

 

What’s your favorite book?

En sevdiğin kitap nedir?

 

I love reading Harry Potter.

Harry Potter okumayı severim.

İngilizcede hangi sorulara yes no ile cevap verilir?

İngilizcede “Yes” (Evet) veya “No” (Hayır) ile cevap verilen sorular, “Yes/No Questions” olarak adlandırılır. Bu tür sorular, yardımcı fiil (auxiliary verb) ile başlar ve genellikle do, does, did, am, is, are, was, were, will, would, can, could, have, has gibi yardımcı fiiller kullanılır. Sorunun yapısı genellikle şu şekildedir:

 

Yardımcı Fiil + Özne + Fiil + Nesne/Diğer? (Auxiliary Verb + Subject + Main Verb + Object/Other?)

Bu soruların cevabı basitçe “Yes” veya “No” olabilir ve ardından kısa bir açıklama eklenebilir.

 

Yes/No ile cevap verilebilecek soru tipleri şunlardır:

 

Simple Present Tense (Geniş Zaman)

 

Yardımcı fiil: Do/Does

 

Do you like coffee?

Kahve sever misin?

Yes, I do. / No, I don’t.

 

Does she work here?

O burada çalışıyor mu?

Yes, she does. / No, she doesn’t.

 

Simple Past Tense (Geçmiş Zaman)

 

Yardımcı fiil: Did

Did you go to the party?

Partiye gittin mi?

Yes, I did. / No, I didn’t.

 

Present Continuous Tense (Şimdiki Zaman)

 

Yardımcı fiil: Am/Is/Are

 

Are they coming to the meeting?

Onlar toplantıya geliyorlar mı?

Yes, they are. / No, they aren’t.

 

Is he studying now?

O şu anda ders çalışıyor mu?

Yes, he is. / No, he isn’t.

 

Past Continuous Tense (Sürekli Geçmiş Zaman)

 

Yardımcı fiil: Was/Were

 

Were you sleeping when I called?

Ben aradığımda uyuyor muydun?

Yes, I was. / No, I wasn’t.

 

Was she watching TV?

O televizyon izliyor muydu?

Yes, she was. / No, she wasn’t.

 

Future Tense (Gelecek Zaman)

 

Yardımcı fiil: Will

Will you come tomorrow?

Yarın gelecek misin?

Yes, I will. / No, I won’t.

 

Present Perfect Tense (Şimdiki Mükemmel Zaman)

 

Yardımcı fiil: Have/Has

 

Have you finished your homework?

Ödevini bitirdin mi?

Yes, I have. / No, I haven’t.

 

Has he ever been to London?

O hiç Londra’ya gitti mi?

Yes, he has. / No, he hasn’t.

 

Modals (Kipler)

 

Yardımcı fiil: Can, Could, Would, Should, Must

 

Can you help me?

Bana yardım edebilir misin?

Yes, I can. / No, I can’t.

 

Would you like some tea?

Biraz çay ister misin?

Yes, I would. / No, I wouldn’t.

 

Should we leave now?

Şimdi çıkmalı mıyız?

Yes, we should. / No, we shouldn’t.

 

Basit İngilizce cümleler ile kurulmuş bir diyalog örneği

 

English Dialogue

 

John: Hi, Sarah! How are you?

Sarah: Hi, John! I’m good, thank you. How about you?

John: I’m fine, too. What are you doing this weekend?

Sarah: I’m going to the park. Do you want to come?

John: Sure! What time are you going?

Sarah: I’m going at 10 a.m.

John: Great! I’ll meet you there.

Sarah: Sounds good. See you then!

John: See you!

 

Türkçe Çevirisi

 

John: Merhaba, Sarah! Nasılsın?

Sarah: Merhaba, John! İyiyim, teşekkür ederim. Ya sen?

John: Ben de iyiyim. Bu hafta sonu ne yapıyorsun?

Sarah: Parka gidiyorum. Gelmek ister misin?

John: Tabii! Saat kaçta gidiyorsun?

Sarah: Sabah 10’da gidiyorum.

John: Harika! Orada seninle buluşacağım.

Sarah: Kulağa güzel geliyor. O zaman görüşürüz!

John: Görüşürüz!

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir